Posts Tagged ‘dostluk’
Eski Bir Tren Yolu, Yürüyüş Yolu Olacak
Büyükşehir Belediyesi, Yahya Kaptan-Köseköy arasında bulunan eski demiryolunu yürüyüş yoluna dönüştürüyor. Tren rayları sökülmeden üzerine yol yapılacak. Raylar nostalji olsun diye yürüyüş yolu boyunca görünecek.
17 Ağustos Marmara Depremi’nden sonra İzmit şehir merkezinden geçen tren yolu, D-100 Karayolu alt tarafına alındı. Merkez Bankası’ndan Yahya Kaptan’a kadarki şehir içindeki demiryolu ise yürüyüş yoluna dönüştürüldü. Yahya Kaptan-Köseköy arasındaki 3.5 kilometrelik tren yolu ise olduğu gibi bırakıldı. 8 yıldır kaderine terk edilen yol için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bir proje geliştirdi. Proje kapsamında tren yolu, yürüyüş yoluna dönüştürülecek. Yürüyüş yolu üzerinde bulunan eski demiryoluna ise dokunulmayacak. Aktif olmayan tren rayları koşu yoluna çevrilerek, nostaljik bir ortam oluşturulacak. Bu projenin bitmesi ile İzmit Merkez Bankası önünden Kartepe ilçesine bağlı Köseköy beldesine kadar yürüyüş yolu olacak.
YoL Yeşil Renge Bürünecek
Yürüyüş yolu, tıpkı Yahya Kaptan’da olduğu gibi yeşile bürünecek. Yürüyüş yolu kenarları çimler ve ağaçlarla süslenecek. Ayrıca yol kenarlarına vatandaşların dinlenebilmesi için oturma grupları da yerleştirilecek. Kocaelilerin spor yapmalarına ve sağlıklı nesillerin oluşturulmasına imkan tanıyacak yolun yaz aylarında tamamlanarak hizmete açılması hedefleniyor. Otomatik sulama sistemi olacak. Aydınlatması yapılacak.
Benitez: Arda’yı Alabiliriz
İngiLtere’ nin güclü takımlarından LiverpooL teknik direktörü Rafa Benitez ÖnemLi Acıklamalarda BuLundu. The Sun gazetesinin duyurduğu haberde Rafa Benitez, memnun olmadığı oyuncular yerine Arda’yı almak istiyor. Açıklamasında Arda’yı alabileceklerini belirten Benitez’in takımdaki Ryan Babell, Andrea Dossena ve Andriy Voronin’i göndereceği söyleniyor.
GaLatasaray’lı Oyunucunun Arsenal tarafından’da istendigi Ancak Ünlü Oyuncunun LiverpooL’ da Oynamak İstedigine Dikkat CekLiyor.
ÜnLü Oyuncu Arda Turan’ın AcıkLamaLarında İse; GaLatasaray’da Görevimi Tamamladıktan Sonra Avrupa’da Bir Takıma Gitmekten MutLuluk Duyarım. En Cokta Köklü Bir Kulüp oLmasından DoLayı LiverpooL’da Oynamak İsterim. Dedi
Hissedemiyorum Artık
Aşktan nasıl soğuttular beni bir bilseniz,
O sahte gülüşler, o sahte “aşkım” deyişler,
Nasıl oluyor 2 günde aşk, 2 haftada karı koca,
Tabikide 2 hafta sonrada boşanma,
Çok zoruma gidiyor be arkadaş bu durum.
Yıllar eskitemez senin aşkını bende,
Yollar eskitemez senin hasretini,
Ben hala sendeyim biliyormusun?
Nerden biliceksin ki, sen unuttun bile beni.
Kahpe gidişler, çabuk unutmalar, sahte sevişler,
Hepsi zoruma gidiyor be arkadaş,
Ne allah’a ne kadere isyan ettim şimdiye kadar,
Aşk için grurunu hiç’e say diyorlarla,
Hani aşk ta grur olmaz diyorlar ya.
Sakın hiçbirşey için grurunu hiç’e sayma arkadaş…
Çünkü o bir gün çekip gidiyor, işte o zaman sen kalıyosun.
İşte böyle arkadaş, arkadaş ol ama grurunu elden bırakma.
Birdahaki içten ve gönlümden kopanlarla buluşmak üzere, ben Ayaz Gece…
Bir Kadını Ağlatmak
Bir kadını ağlatmak çok zor değildir aslında. Kadınlar her şeye ağlayabilir; bir filme, bir şarkıya, bir yazıya… En az erkekler kadar yani! Ama bir kadını yürekten ağlatmak zordur. Eğer bir kadın yürekten ağlıyorsa, ağlatan onun yüreğine ulaşmış demektir. Ama o yüreğin değerini bilememiş olacak ki ağlatan, gözünü bile kırpmadan teker teker batırır iğnelerini yüreğe! – İşte o zaman koca bir yumruk gelir oturur boğazına kadının. Yutkunamaz, nefes alamaz; çünkü o koca yumruk canını çok acıtır. Gözleri buğulanır kadının sonra. Ağlamayacağım, der içinden. Ama engel olamaz işte. Çünkü yüreğine ulaşmıştır birileri ve iğneler saplamaktadır.. Bu acıya ne kadar karşı koyabilir ki bir kadın. İnce ince süzülür yaşlar gözünden; önce birkaç damla, sonra bir yağmur seli… Ve kadın ağlar; hem de çok! Sanmayın ki gidene ağlar kadın! Gidenin giderken koparttığı yerdir onu ağlatan, orada bıraktığı yaradır. O yaranın hiç kapanmayacağını, kapansa bile izinin kalacağını bilir kadın; o yüzden ağlar. Ama bilir misiniz, ağlamak kadınları olgunlaştırır. Her damla, daha çok kadın yapar kadınları. Her damla bir derstir çünkü.Bazen kadınlar ağladığında çoğu insan, ağlama niye ağlıyorsun ki, değmez onun için derler. Bilmediklerindendir böyle demeleri. Çünkü yürekleri acıyan kadınlar ağlamazlarsa, ölürler. İçlerindeki zehirdir onları öldüren! Ağlayarak o zehirden kurtulur kadınlar, o irini temizlerler yaralarındaki! Çünkü bilirler, o irin temizlenmezse iltihaba dönüşür yaraları.Dönüşmemesi lazımdır oysa. O yüzden de bolca ağlarlar. Zaman geçer sonra. Kadınlar kendilerine sarılmayı öğrenirler. Umarım öğrenirler, yoksa ruhlar sapkın yollara çarpar kendini. Sapan ruhların doğru yolu bulması da yeni acılar demektir. Bunu bilir kadınlar, o yüzden eninde sonunda öğrenirler kendilerine sarılmayı… Çok ağlayan kadınlar, bir çok şeyden vazgeçen kadınlardır aslında. Her damla olgunlaştırır kadınları evet ama olgunlaştıkça o safça inandıkları aşk gerçeği onların gözünde küçülür. Küçüldükçe değerini yitirir ve işte o zaman kendilerine sarılıp, yeni bir kadın yaratırlar kendilerinden. Güçlü, yenilmez, mağrur ve aşka inanmayan… İnsanlar soruyorlar çoğu zaman neden bu kadar çok bekar kadın var diye; hepsi kariyer derdinde olan. Çünkü inançlarını yitirdi o kadınlar. Zamanında yüreklerine o kadar çok iğne saplandı ki, o kadar çok ağladılar ki! Artık kendilerinden başka bir doğru olmadığına inanıyorlar, o yüzden kendilerine sarılıyorlar. Çünkü biliyorlar ki sarıldıkları adamlar onları hak etmedi; hem de hiçbir zaman! Hep bir çıkarları oldu sarıldıkları adamların. E.. o zaman niye sarılsınlar ki! Niye sarılalım ki! Etrafınızda yürekten ağlayan bir kadın varsa bilin ki olgunlaşıyordur. Bilin ki, gerçekleri kabul etmeye başlamıştır. Bilin ki, artık aşkın olmadığına inanmıştır. Bilin ki, sarılacak tek bir doğrusu kalmıştır. O da kim, ne diye sormayın artık. Çok ağlayan kadınlar, eninde sonunda kendilerine sarılırlar çünkü!










